Yalova Tarihi
Friglerden Bithynialılara, Selçuklulardan Bizanslılara kadar çeşitli milletlerin yaşamış olduğu Yalova bölgesi, 1326 yılında Osmanlı Devleti Komutanı Gazi Abdurrahman tarafından fethedilerek Türk şehri olmuştur.
2 Haziran 1929'da Atatürk'ün isteği üzerine çıkarılan bir kanun gereğince, ilçe yapılarak İstanbul İli'ne bağlanmıştır. Kurtuluş Savaşı sonrasında 19 Ağustos 1929 tarihinde ilk defa Yalova'ya gelen Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk, 1929 yılında yapılan Millet Çiftliği'nin yapılışı sırasında, ikinci kata gelindiğinde, batıda bulunan ağacın kesileceğini görünce, yapının temelini biraz doğuya alarak binayı kaydırmış ve ağacın kesilmesini engellemiştir. Bu nedenle köşk, Yürüyen Köşk olarak anılmaktadır. Atatürk'ün, "Kurtuluşa öncü" ve "Benim Kentim" olarak bahsettiği Yalova, adeta yazlık başkent haline gelmiş, 1995 yılında ise İstanbul İli'nden ayrılarak il yapılmıştır.
Eski adı Pythia olan Yalova'da bulunan Termal kaplıcaları, MÖ 2000 yıllarında bir yer sarsıntısı sonucu meydana gelmiştir. Eski Yunan, roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlılar devrini yaşayan Yalova Kaplıcaları, Kral Konstantin, Kral Justinyen, Sultan Osman, Sultan Orhan, Sultan Hamit ve Sultan Mecit tarafından yoğun olarak kullanılmıştır. Termal ilçesinde bulunan ve bir çok hastalığa şifa olan kaplıca suyu Otelimizin, havuzlarında, hamamlarında ve Odalarında misafirlerimizin hizmetine sunulmaktadır.
İstanbul, Bursa ve Sakarya illerine komşu sayılan Yalova'ya hem karadan hem de denizden ulaşmak çok kolaydır. İstanbul'dan 4 noktadan yaz ve kış Yalova'ya deniz otobüsü ve feribotla ulaşmak hem rahat hem de keyifli hale gelmiştir |